Özellikle stres dönemlerinde ağırlaştığı görünen hiperpigmantasyon, güçsüzlük, düşük kan basıncı ve tuz açlığı gibi bulgular doktorun böbrek üstü bezi yetersizliğinden kuşkulanmasına neden olabilir. Böbrek üstü bezi yetersizliğinin mevcut olup olmadığını belirlemek, birincil ve ikincil yetersizlikler arasında ayrım yapmak ve hastalığın altta yatan nedenini belirlemeye çalışmak için laboratuvar testlerinden yararlanılır. Hastanın elektrolit dengesini, kan şekeri düzeyini ve böbrek işlevlerini değerlendirme amacıyla testler istenir. Bir adrenal kriz sırasında dengesizliklerin şiddet derecesini belirlemek ve tedavinin etkinliğini izlemek için bu testler istenir.
Laboratuvar Testleri
Kortizol: Kan düzeyleri normal olarak değişiklik göstererek sabah erken saatlerde pik yapar. Böbrek üstü bezi ya normal işlev görmez veya ACTH tarafından uyarılmazsa kortizol düzeyleri sürekli düşük düzeylerde kalacaktır. Böbrek üstü bezi yetersizliğine tanı koymaya yardımcı olmak için ACTH ve ACTH uyarı testleriyle birlikte kortizol düzeyleri kullanılır.
ACTH: ACTH, böbrek üstü bezlerini kortizol üretmesi için uyaran bir hipofiz hormonudur. Hipofizin uygun miktarlarda ACTH salgılayıp salgılamadığını değerlendirmek için başlangıçta ilk olarak istenen testtir. Böbrek üstü bezi yetersizliği olan bir hastada düşük ACTH düzeyleri ikincil böbrek üstü bezi yetersizliğini gösterirken yüksek düzeyler birincil böbrek üstü bezi yetersizliğine (Addison hastalığı) işaret etmektedir. ACTH testi sıklıkla ACTH uyarı testi ile birlikte istenmektedir.
ACTH uyarı testi: Bu test sentetik ACTH enjeksiyonundan sonra hastanın kanında kortizol düzeyinin ölçümünü ilgilendirir. Böbrek üstü bezleri işlevsel ise ACTH uyarısına cevaben kortizol düzeyleri yükselecektir. Hasarlı veya işlevsiz iseler ACTH’e minimal düzeyde yanıt vereceklerdir. Başlangıçta ACTH testiyle birlikte bu hızlı tarama testi istenebilir. Test sonucu normal değilse, daha sonra birincil ve ikincil böbrek üstü bezi yetersizliğinin ayrımını yapmaya yardımcı olmak için 1-3 gün uzamış ACTH uyarı testi uygulanabilir.
Aldosteron: Addison hastalığı tanısı konmasına yardımcı olmak, böbrek üstü bezinin aldosteron salgılayıp salgılamadığını belirlemek için kan ve idrar aldosteron düzeyleri ölçülür. Düşük düzeyler hastanın birincil böbrek üstü bezi yetersizliğine sahip olabildiğinin başka bir belirtisidir.
Elektrolitler: Var olan elektrolit dengesizliğinin şiddet derecesini belirlemeye ve değerlendirmeya yardımcı olmak ve tedavinin etkinliğini izlemek için elektrolitler (sodyum, potasyum, klorür ve karbon dioksit ) ölçülür. Elektrolitler birçok hastalıktan etkilenebilmektedir. Addison hastalığında sodyum, klorür ve karbon dioksit sıklıkla düşük , potasyum ise çok yüksek düzeyde olabilir.
BUN ve Kreatinin testleri: Böbrek işlevlerinin izlemi için yapılan testlerdir.
Kan şekeri düzeyleri : Bir adrenal krizi sırasında çok düşük olabilir. Bir kriz sırasında hastayı takibe yardımcı olmak için bu test istenebilir..
Ara sıra uygulanan testler
İnsülinin tetiklediği kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) testi: Doktor ara sıra böbrek üstü bezi yetersizliği tanısı koymaya yardımcı olma amacıyla bu testi isteyecektir. Hipofiz stres testi için hastaya insülin enjeksiyonu yapıldıktan sonra daha önceden belirlenmiş aralıklarda kan şekeri ve kortizol düzeyleri ölçülür. Sağlıklı kişilerde kan şekeri düzeyleri düşerken kortizol konsantrasyonları yükselir. Böbrek üstü bezi yetersizliğinde kortizol düzeyleri düşük düzeylerde kalırken kan şekeri düzeyleri önce azalıp daha sonra yavaş yavaş normalleşecektir.
Renin: Birincil böbrek üstü bezi yetersizliğinde renin aktivitesi yükselmektedir çünkü Aldosteron eksikliği böbreklerden sodyum kayıplarının artmasına neden olur. Böylece kan sodyum düzeyleri düşer, kanın sıvı bileşeni azalır, kan hacmi ve basıncı düşer ve sonuçta böbreklerden renin üretimi uyarılır.
21-hidroksilaz otoantikorları: Otoimmün Addison hastalığından kuşkulanıldığında tanısal sürecin bir bölümü olarak bazen 21-hidroksilaz otoantikorları istenir. Bu sıralar yaygın biçimde kullanılmamasına rağmen otoimmün Addison hastalığının iyi bir belirteci olduğu düşünülür..
Laboratuvar Testleri dışındaki Tetkikler
Böbrek üstü bezi kabuğunda tüberküloz enfeksiyonuna bağlı olabilen kalsifikasyonu araştırmak için radyolojik tetkikler kullanılabilir.
Böbrek üstü bezleri ve hipofizin büyüklük ve şeklini araştırmak için bazen BT (bilgisayarlı tomografi ) veya MR (manyetik rezonans görüntüleme) taramaları kullanılmaktadır. Enfeksiyonlar ve kanserler böbrek üstü bezlerini irileştirebilmektedir. Otoimmün hastalıklar ve ikincil böbrek üstü bezi yetersizliğinde böbrek üstü bezleri sıklıkla normal veya küçüktür..

